7/12/2006 - bir kumsal..
öyle şambrelli.. yarı örtülü göz tırmalayanlar.. çığlık çığlık çocuklar yok.. küçük bir koy.. 3 aile hepsi ikişer çocuklu.. kadınlar yüksek öğretimli.. çocuklar sakin.. eşler.. idare eder.. başkaları.. figüranlar.. yok aslında hiç bir önemi ama en azından şu söylenmeli.. hiç biri görsel ve kulaksal zarar vermiyor.. kadının biri ağlıyor.. konuşuyor..ve bazen sesi boğulmasın diye.. yutkunurken suratı buruşuyor.. büzüşüyor.. boyun kaslarındaki gerginlikten anlıyor bunu.. yüzünü görmüyor ma biliyor ifadesinin nasıl kasıldığını.. yaşlar silme hızının üstünde ve iyi geliyor.. anlattığının ucu bucağı yok.. ağlamasının nedenini bilmiyor.. ama iyi geliyor.. diğer iki kadın şaşırmış.. sakin dinlemeye çalışıyor.. ama ucu bucağı olmayan.. suçlaması olmayan konuşmada bir ip ucu bulup teselli moduna geçemiyorlar..işte ondan rahatsızlar.. kadın farkında.. ama kasa kasa yutkunsa da durmuyor yaşlar.. aslında o da neden ağladığını bilmiyor.. bir neden bulmak için konuşuyor.. tam bir şey anlatırken.. ama bu da değil diyor fiir değiştiriyor konuyu.. zaten ondan ucu bucağı yok.. bulamıyor.. diğerleri kilitli.. isterik olmadığından tedirgin değiller.. ama bir rol de bulamıyorlar bu ağlamaya eşlik etmek için.. kadın aslında isa gibi herkes için ağladığının farkında.. ama neden bugün burda.. ve ne işe yarar bilmiyor.. sonunda.. etiketi buluyor.. 40 yaş depresyonundan mıdır.. ?? deyip.. bir sigara yakıyor.. çocuklarını kontrol ediyor gözüyle.. normale döndüğünü kanıtlamak için diğerlerine.. son bir iki yaşı siliyor gözünden.. garsona işaret ediyor.. be bir kahve istiyorum.. siz ne içersiniz diyor..
|